Bayraklı’da Kaç Kişi Yaşıyor? Bir Edebiyatçı Gözüyle Kentin Nüfusunu Anlamlandırmak Kelimeler dünyasında, her rakam bir anlam taşır, her sayı bir hikaye anlatır. Sayılar, sadece matematiksel bir gerçekliği değil, aynı zamanda bir toplumun dokusunu, bir şehrin ruhunu ve o şehri oluşturan bireylerin yaşam izlerini yansıtır. Bayraklı’da kaç kişi yaşıyor sorusu, bir toplumun sayısal bir ifadesi olmanın ötesinde, o toplumu oluşturan her bir bireyin varlığını, yaşamını, anılarını ve hayallerini barındıran bir ifadedir. Bu yazıda, Bayraklı’nın nüfusunu, edebiyatın derinliklerinden bakarak, bir kentteki yaşamın anlamını ve toplumsal yapının iç yüzünü keşfetmeye çalışacağız. Çünkü her sayının, her nüfusun ardında bir hikaye vardır. Bir Şehrin Nüfusu:…
14 YorumEtiket: bir
Gaita Nedir Tıpta? Felsefi Bir Bakış Tıbbın ve biyolojinin insan yaşamındaki rolü, ne kadar derinleşirse, vücudumuzun en temel işleyişlerini anlamak da bir o kadar karmaşık hale gelir. Birçok biyolojik süreç, başlangıçta sıradan gibi görünebilir, ancak bu olayların derinliklerine inildiğinde, onları yalnızca birer fizyolojik eylem olarak değerlendiremeyiz. Gaita, tıbbın gözünden değerlendirildiğinde, aslında çok daha fazlasıdır. Bedensel bir atık olmanın ötesinde, insanın ontolojik varlığını, etik sınırlarını ve epistemolojik kavrayışını sorgulayan bir olguya dönüşebilir. Ontolojik Bir Perspektif: Gaita ve Varlık İnsanın varlık anlayışı, çok eski zamanlardan beri felsefi düşüncenin merkezinde yer almıştır. Gaita, insanın biyolojik bir özelliği olarak, genellikle organik bir atık olarak…
8 YorumAsurlular Suryani mi? İktidar, Kimlik ve Güç İlişkileri Üzerinden Bir Analiz Siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında, bir halkın kimliği yalnızca tarihsel kökenlerine dayalı olarak değil, aynı zamanda güç ilişkilerinin, toplumsal düzenin ve ideolojik yapılarının bir yansımasıdır. Bir halkın varoluşunu ve kimliğini tanımlamak, tarihsel süreçlerdeki iktidar mücadelesinin, kültürel etkileşimlerin ve toplumsal yapıların derinlemesine anlaşılmasını gerektirir. Bu bağlamda, “Asurlular Suryani mi?” sorusu sadece bir etnik ya da dilsel tartışma değil; aynı zamanda tarih boyunca şekillenen ideolojik, kültürel ve toplumsal dinamiklerin bir ifadesidir. Gelin, bu soruyu, iktidar, ideoloji, vatandaşlık ve toplumsal etkileşim bağlamında derinlemesine inceleyelim. Asurlular ve Suryaniler: Kimlik ve Dil Üzerine Bir Sorun…
10 YorumHünerin Anlamı Nedir? Hayatımızdaki Yeri ve Geleceği Üzerine Düşünceler Hüner… Bu kelime kulağa biraz eski bir kelime gibi geliyor, değil mi? Genelde büyüklerimiz “hünerli eller” derken ya da işte “onun hüneri var” diyerek birinin yetenekli olduğunu anlatırlardı. Ama bu kelimeyi ne zaman duysam, aklıma hep eski zamanlardan bir şeyler gelir. Duygusal bir yükü var gibi. Peki, hünerin anlamı nedir? Gerçekten yetenek mi demek? Becerikli olmak mı? Yoksa bunun biraz daha derin bir anlamı mı var? Bugün, kendimden örnekler vererek bu soruları biraz sorgulamak istiyorum. Hünerin Geçmişi ve Tarihteki Yeri Hüner kelimesi, aslında eski Türkçede “yetenek, beceri, marifet” anlamına gelir. Herkesin…
14 YorumFırın Boya Kaç Dereceye Dayanır? Bir Boya Hikâyesi Bir gün, bir marangoz dükkanında geçen sıcak bir yaz sabahında, Faruk usta fırınına yeni eklediği bir tabureyi yerleştirdi. Ahşap, sıradan bir iş gibi görünüyordu ama Faruk’un içinde bir şeyler farklıydı. Ahşabın üzerine yeni bir kat boya sürülmüş, ardından o eski, toprak rengi fırınındaki sıcaklıkla buluşmaya hazırlanıyordu. Faruk, uzun yıllardır bu işin içinde olan biri olarak, her zaman aynı soruyu sormuştur: “Fırın boyası gerçekten ne kadar sıcaklığa dayanır?” Bugün, bu soruyu yanıtlamak üzere bir yolculuğa çıkacak, hem teknik hem de duygusal bakış açılarıyla bu soruya çözüm arayacağız. Faruk ve Ayşe’nin Boya Macerası Faruk,…
4 Yorumİmarda Kot Nedir? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Bir ekonomist olarak, her gün kaynakların sınırlı olduğunu ve bu kaynakların nasıl tahsis edileceğinin toplumsal ve ekonomik sonuçlar doğurduğunu düşünüyorum. Herhangi bir ekonomik karar, hem kısa vadeli hem de uzun vadeli etkiler yaratır. Kaynakların nasıl kullanılacağı ve hangi seçeneklerin tercih edileceği, yalnızca bireysel değil, toplumsal refahı da doğrudan etkiler. Bu düşünceleri bir şehri inşa etmenin temel unsurlarından biri olan “imarda kot” meselesine taşımak, oldukça anlamlıdır. İmarda kot, bir yapının yerleşim düzenini, çevresiyle uyumunu ve şehirleşme sürecindeki ekonomik dengesini belirleyen temel faktörlerden biridir. Peki, imarda kot nedir ve ekonomi…
4 YorumÖmer Özdemir Nereli? Felsefi Bir Sorgulama Bir Filozofun Bakışı: Kimlik ve Aidiyet Üzerine İnsan, doğduğu yerle değil, düşündüğü ve hissettiği yerle tanınır. Bu söz, kimlik ve aidiyetin yalnızca coğrafi bir temele dayanmadığını, daha derin bir felsefi boyuta sahip olduğunu ifade eder. Peki, bir insanın “nereli” olduğu sorusu, gerçekten de onun kimliğini tanımlamak için yeterli midir? Özellikle akademik bir perspektife sahip olan Ömer Özdemir’in kimliği, bu soruyu daha da derinleştirir. Etik Perspektif: Aidiyetin Ahlaki Boyutu Etik, doğru ve yanlış, iyi ve kötü üzerine düşünceler geliştiren bir felsefi alandır. Bir kişinin “nereli” olduğu sorusu, onun ahlaki değerlerini, toplumsal sorumluluklarını ve bireysel eylemlerini…
6 YorumFizikte İş Tanımı: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Anlatılan Bir Kavram Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Fiziksel Kavramlar Eğitimci olarak her gün öğrencilerimin gözlerinde, bir kavramın anlamını keşfetme heyecanını görmek benim için en değerli ödüllerden biri. Her bir yeni bilgi, bir pencere açar, dünya hakkında daha derin bir anlayış geliştirir. Bu, özellikle karmaşık bir konu olan fizik gibi bilimsel disiplinlerde daha da belirgin hale gelir. Fizik, yalnızca sayılar ve formüllerden ibaret değildir; gerçekte, dünyamızı şekillendiren yasaların ardındaki derin anlamları kavrayabilmek, öğrencilerin zihinsel dönüşümünü sağlar. Peki, fiziksel kavramlardan biri olan “iş” nedir? İşin tanımını anlamak, hem fiziksel dünyamıza hem de öğrenme süreçlerimize dair çok…
8 YorumKaside Nedir Kısa ve Öz? Kısa Cevabı Verip Derine Dalmadan Dönmeyelim Üzerine şiir konuşmayı seviyorum; çünkü şiir dediğimiz şey, bir toplumun kalp atışlarını dinlemek gibi. “Kaside nedir, kısa ve öz?” diye soran herkesle aynı merakı paylaşıyorum: Evet, birkaç cümleyle anlatılabilir; ama o cümlelerin altına inince kocaman bir düşünce evreni açılıyor. Gelin, samimi bir sohbetteymişiz gibi, kasidenin köklerine, bugüne yansımalarına ve yarın neye dönüşebileceğine birlikte bakalım. Kısa ve öz: Kaside, klasik Doğu edebiyatında (Arap, Fars, Türk) genellikle bir şahsı, değeri veya makamı övmek için yazılan, aruzla kurulan, belirli bölümleri olan uzun bir şiir türüdür. Bir-iki cümle yetti; şimdi asıl keyif, bu…
4 Yorum“Karın Zarı İltihabı Tehlikeli mi?” sorusuna bir hikâyeyle yaklaşım Merhaba, bugün size içten bir hikâye anlatmak istiyorum. Çünkü bazı sorular var ki tek bir tıbbi tanımın soğukluğunda kayboluyor; oysa birinin gözlerinden aktığında, kalbimize daha hızlı ulaşıyor. “Karın zarı iltihabı tehlikeli mi?” sorusunu, iki farklı yaklaşımın yan yana yürüdüğü bir akşamdan hatırlıyorum. Elif, insanları dinlemenin iyileştirici gücüne inanan, empatisi güçlü bir kadın. Deniz ise hızlı karar veren, plan kurmadan duramayan, çözüm odaklı bir adam. O akşam sofrada Elif’in halasıyla ilgili haber geldi: günlerdir süren karın ağrısı, ateş, iştahsızlık ve bitkinlik… “Belki geçer,” demişti hala, “biraz dinlensem yeter.” Elif’in yüzünde endişe, Deniz’in…
8 Yorum